Cerrahi Atama Gerekmeden Cinsiyet Kimliğine Hak: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden 7 Temmuz 2020’de bir tarihi karar daha… Öteden beri trans kimliği ile yaşayan başvurucuya operasyon izni verilmese dahi cinsiyetinin yasal kimliğine hak tanındı.

7 Temmuz 2020 tarihli Daire kararına konu Y. T./ Bulgaristan Davası’nda (Başvuru no. 41701/16) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi oy birliğiyle aşağıdaki kararlara hükmetmiştir:

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesinin (özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı) ihlali. Dava konusu başvuru, cinsiyetin cerrahi atamasının Bulgar mahkemeleri tarafından reddedilmesiyle ilgilidir.

Cinsiyetin Cerrahi Atamasına Mahkemelerce Hükmedilmesinin Gerekmemesi:

Ergenlik döneminden bu yana cinsiyet kimliğinin farkında olan ve toplumda bir erkek olarak yaşadığını ileri süren trans erkek Y.T.’nin başvurusu konusunda AİHM, yargı makamlarının, fiziksel görünüşünü değiştirerek toplumsal ve aile kimliğini uzun süredir zaten bir erkeğinki gibi kurmuş olan başvurucunun cerrahi atama davasını kamu menfaatine dayalı olarak ve bu kamu menfaatinin kesin niteliğini belirtmeden reddeden Bulgar Mahkemesinin kararını ihlal olarak görürken, cerrahi atama olmasa da cinsiyetin yasal olarak değiştirilmesine izin verilmesini gerektiğini ve Bulgaristan’ın, kamu mülahazası iddiasını, Y.T’nin cinsiyet kimliğinin yasal olarak tanınması yolundaki hakkına karşı dengelememiş olduğunu kabul etmiştir.

Mahkeme, Bulgar Mahkemelerinin Y.T.’ye reva gördüğü konumu katılık olarak tanımlamıştır. Çünkü bu katılık başvurucuyu – mantıksız ve sürekli olarak kırılganlık, aşağılanma ve kaygı duyguları deneyimlemeye mecbur bırakan rahatsız edici bir durumdur.

Yerel makamların, ilgili ve yeterli nedenler olmadan Y.T.’nin cinsiyetinin yasal olarak tanınmasını -benzer durumlarda cinsiyet atamasının tanınmasının neden mümkün olduğunu açıklamaksızın- reddetmesi Y.T.’nin özel hayatına saygı hakkına haksız bir müdahale teşkil etmiştir.

Davanın Temel Bilgileri:

  • Başvuran Y.T., 1970 doğumlu ve Stara Zagora’da (Bulgaristan) yaşayan bir Bulgar vatandaşıdır.
  • Doğumunda, Y.T. medeni durum kayıtlarında kadınlara atanan bir isim taşımaktaydı ancak ergenlik döneminde erkek cinsiyet kimliğinin farkında olduğunu iddia etmiş ve
  • toplumda erkek adı ve soyadı olan bir erkek olarak yaşadığını belirtmiştir.
  • YT. 2008’den beri donör aracılığıyla 2010 yılında bir çocuk doğuran bir kadınla birlikte yaşamaktadır.
  • YT. ve çocuğu birbirlerini baba ve oğul olarak görmektedirler. Kendisine 2011 yılında verilen bir kimlik kartındaki fotoğrafında Y.T.’nin görünüşü bir erkeğe aittir.
  • 2014 yılında, Y.T, cinsiyet geçiş süreci bağlamında, meme bezleri ve parankimal dokusu çıkarılması için ameliyat edilmiştir.
  • 2015 yılında ilçe mahkemesine başvurmuş ve adı ve soyadı ile elektronik medeni durum kayıtlarında cinsiyetinin ve medeni halinin göstergesi ile birlikte bulunmasını talep etmiştir. Y.T.ye göre halihazırdaki kayıtlar gerçek cinsiyeti yansıtmamaktadır.
  • Talebi bölge mahkemesi ve Y.T tarafından reddedilmiş ve itirazda bulunmuştur.
  • 2016 yılında bölge mahkemesi ilk derece kararını onamıştır. Bölge Mahkemesi, diğer hususların yanı sıra, Y.T. ye yapılan cerrahi operasyonların gerçek cinsiyetini değiştirmediğini, sadece görünüşünü ve cinsiyet morfolojisini değiştirdiğini kabul etmiştir.

Y.T. cinsiyet, ön isim, soyadı ve medeni hal kayıtlarını düzeltme davasını reddeden Bulgar Mahkemesinin bu kararına karşı 12 Temmuz 2016 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurmuştur. Sivil toplum kuruluşları olan ADF International ve Bulgaristan Helsinki Komitesi ve ayrıca Transgender Europe, ILGA-Europe ve Bilitis Resource Center Foundation’a yazılı yargılama süreçlerine müdahale etme izin verildi (Sözleşme’nin 36 § 2 maddesi ve İçtüzüğün 44 § 3 maddesi).

Mahkeme Kararı
Madde 8 (özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı)

Kararın Ana Hatları:

Mahkeme, ilk olarak, mevcut davada uygulanan yasal çerçevenin Y.T. için cinsiyet tayinine ilişkin talebinin esaslarına uygulanabilirliğini incelemiştir.
Başvuran, cinsiyet yeniden atama sürecini tamamlamak için bir operasyona girmek istemiştir, ancak bu atamanın önceden yargı kararı ile tanınmasının ardından gerçekleşebilir. YT. ameliyat olmak istememesine karşın ameliyat olduğunu veya sadece cinsiyet kimliğini yasal olarak tanınmasını sağlamak için ameliyat olduğunu iddia etmemiştir. Aksine, fiziksel görünümünü cinsiyet kimliği ile uyumlu kılmak için ameliyat olduğunu ifade etmiştir. Dolayısıyla dava fiziksel bütünlüğüne saygı hakkına müdahale oluşturmamaktadır.

AİHM, daha sonra başvuranın medeni hal kayıtlarındaki cinsiyetle ilgili kayıtta değişiklik taleplerinin mahkemelerce reddinin özel hayata saygı hakkına orantısız bir müdahaleye yol açıp açmadığını incelemeye geçmiştir.

AİHM, yerel mahkemelerin Y.T.’nin Bulgar Mahkemelerince ailesi, psikolojik ve tıbbi durumu ile ilgili ayrıntılı bilgilere ve sosyal yaşam tarzına göre temelde transseksüel olarak kabul edildiğini kaydetmiştir. Ancak mahkemeler, kimlik belgelerindeki “cinsiyet” hanesinde değişiklik yapılmasına izin vermeyi reddetmiştir.

Bulgar Mahkemelerinin kararlarının gerekçeleri çeşitli argümanlara atıfta bulunmuş ve üç ana unsura dayanmıştır:

İlk olarak mahkemeler cinsiyetin yeniden atanmasının bireyin karşı-cinsiyetin fizyolojik özellikleriyle doğduğu durumda mümkün olmadığını kabul etmişlerdir.

İkincisi, bir bireyin sosyo-psikolojik arzusunun cinsiyet tayini için bir talepte bulunmak açısından kendi başına yeterli olamayacağını düşünmüşlerdir.
Son olarak, iç hukuk yasal amaçlarla yeniden atanmaya izin verme hususunda hiçbir kriter sunmamaktadır. Bu son nokta ile ilgili olarak, bölge mahkemesi açıkça, cinsiyet uyum sürecine daha önce bir tıbbi tedavi görmek gerekmeksizin dahi izin verme eğiliminde olan içtihatlara hiçbir önem vermediğini vurgulamıştır.

Yargı makamları, Y.T.’nin toplumsal cinsiyete geçiş sürecini başlattığını,
fiziksel görünüşünü değiştirdiğini ve sosyal ve aile kimliğinin zaten bir
bir süre erkek olarak kurulduğunu teslim etmiş, bununla birlikte, özünde kamu yararının yasal cinsiyet değişikliğine izin verilmemesini gerektirdiğini kabul etmişlerdir. Ancak, mahkemeler, bu kamu yararının kesin niteliğine ilişkin gerekçelerini açıklamamış, ve başvuranın cinsiyet kimliğini yasal olarak tanıma hakkıyla dengelememiştir. Bu koşullar altında, Mahkeme hangi kamu yararı gerekçelerinin haklı çıkabileceğini belirleyememiştir.

Mahkeme, Bulgaristan’ın başvurana manevi tazminat olarak 7.500 Euro (EUR), zarar ve masraf ve giderler için 4.150 Euro ödeyeceğine karar vermiştir.

LGBTİQ+’nın Hukuk-Politik’i:

Temel Kavramlar Uzamında Lezbiyenler, Geyler, Biseksüeller, Transseksüeller, İnterseksler, Kuirler ve Artılar İçin İnşa Halindeki Hukuk Politikası Yönsemeleri

Yazarı: Avukat Doç. Dr. Öykü Didem Aydın

Makale daha önce basılı olarak yayınlanmıştır. Link verebilirsiniz. Bağlantı aşağıdadır. Başka bir mecrada yayınlanamaz, alıntılanamaz. Alıntı ve kaynak göstermek için “Öykü Didem Aydın, LGBTİQ+’nın Hukuk-Politik’i: Temel Kavramlar Uzamında Lezbiyenler, Geyler, Biseksüeller, Transseksüeller, İnterseksler, Kuirler“, in: LGBTİ Bireyler ve Medya (Yasemin G. İnceoğlu Savaş Çoban, Derleyenler), İstanbul: Ayrıntı, 2019, bibliyografik künyesini sayfa numarası vererek kullanınız. Buradan atıf yapmak istediğinizde, siteye html atıfı yapabilirsiniz. Görseller de telife tabidir. Alıntı ve atıf kurallarına uygunluk yazarları internet üzerinde yayınlamaya özendirmekte ve tartışmaların gelişmesine katkı sağlamaktadır.

Bağlantı metni, makalede bir paragrafı geçmeyen güncellemeler barındırmaktadır.

Tartışma notlarınız, katkılarınız ve eserlerinizden alıntıları, alandaki eserlerinizin bibliyografyasını alexeyolien@gmail.com adresine gönderebilirsiniz. Katkınız sitemizde tartışmaya açılabilecek, makalenin daha sonraki güncellenmiş veya kitaplaşmış yayınlarında katkılarınıza gönderme yapılabilecektir.

Sitemizde bulunmasını istediğiniz yazılarınız için: alexeyolien@gmail.com

Saygılarımızla, Avukat Doç. Dr. Öykü Didem Aydın

Avukat Evrim Demirtaş’ın LGBTİQ+ Hukuku Mülakatları

Avukat Evrim Demirtaş, 2020 Onur Haftası’nda Türkiye’de LGBTİQ+ sahasında etkinlik gösteren avukatlarla mülakatlar gerçekleştirdi. “Adaletin Bu mu Dünya” başlığı altında derlenen bu mülakatlar, sahanın özelliklerini, avukatların alandaki hukuksal sorunlar hakkındaki notları ve değerlendirmelerini, yasalar ve uygulamaları karşısındaki öznelerin sorunlarını , LGBTİQ+ avukat özne olmakla ilgili düşüncelerini, baroların cinsiyet kimliği ve cinsel yönelim hak savunusu alanındaki sorumluluklarını ortaya koyuyor.

Çok önemli bir kaynak özelliği bulunan bu röportajlar, Kaos GL Derneği’nin sitesinde okunabilir.

Bağlantıları aşağıda paylaşıyoruz: